28 Mart 2013 Perşembe


En sevdiğim oyuncaktın sen
Kaç kez bozduğum
Küstahça hep bozmak isteyip
Kaç kez parçaladığım
Kaç kez
            elimde ne kaldıysa
Ondan tekrar yaptığım
Aç gözlerle fazlasını yapmayı bilerek
Bildiğimce güvendiğim
Aşk
Bana da mı dedirtecektin
medet
Artık kaldıramayacak yürek

25 Mart 2013 Pazartesi


birinin gelmesi gerekti
silmek için hepinizi
ve bütün yarım elmalar
şekere dönüşecekti
gülümseyecektim, beklemişlerime
aşk demeye zorladığım dili

bilemezdim, gördüğüme
aşk dediğim yetmedi
dedim: aşk, gibi
başka dedi
gör dedim
az dedi
sevifakiriçağçocuğu
dedi, dağıtmış
bilememiş ne verdiğini
yarımkalmışşekeryüreklere
sığamayız dedi
gitti

yirmibirinciyüzyılınsın
tekrarlarsın
uzatmak istiyorsan, aşkları da
olmazsa remixleyip kalbini
başkasına sunarsın

söz ettiler hep ama
anlamlı uzunlukları
öğretemediler
testetme telaşlarında
                       yüzyılındansınuçanyerküreninKAÇyirmibirinde
saklama kendini
biraz şiirde

23 Mart 2013 Cumartesi


 Olmayanı biriktir sen içinde
                buna hayal diyorlar
Saklananı gör sen sesinde
                buna da aşk desinler 

22 Mart 2013 Cuma


“Bir tren ya da
bir zaman geçiyor
Siz de içindesiniz”
Necatigil.

“bu kadar hüzünleniyor musun gerçekten?” diye soruyor yazdıklarımı okuyunca... muyum?
Bilmiyorum, yine. Hüzünlenirim elbette de, “bu kadar” da ne demek?
Bu kadar...deyince bana da fazla geliyor...korkuyorum bu kadar hüzünlenmiş miyim diye. Hayır demek istiyorum, tabii ki yazarken abartıyorum...muyum?

Tabii ki abartıyorum. Bir aklıma çarpıyorum bir kadere. Arabeskleşirim, gülme. Gerekirse o şarkıyı da söylerim. Varsa içimizde, niye engelleyelim? Boşver, konumuza dönelim. Nasılsa izlenimler kalıyor akılda, zamanlarmekanlarinsanlar değil. Şarkılar, bazan. Şarkıyı değiştir.

Sahi, içinde miyiz zamanın? Yan bakasım geliyor bazan ya da kesit olarak göresim. Üzerinden uçup geçesim. İyi de sessizlikten ne anladın sen? Gülme bak, anlayamadım, ona yanarım.  Sadece izlenimlerse, kalmış, aklında...demek ki zaten üzerinden uçup geçmişsin...

Ya da, hesaplarla oynamayı öğrenmişim.

Ama bu şarkı. Bu aralar takıldı aklıma. 

Ey güzelliğin yeşil çiçeği,
Varlığına inandırdığın koşulsuzluk
Her yaşın hayaliydi
O hayal ki
Gözlerime gömüp gittiğin
Vaatlerden yeşerdi