22 Mart 2013 Cuma


“Bir tren ya da
bir zaman geçiyor
Siz de içindesiniz”
Necatigil.

“bu kadar hüzünleniyor musun gerçekten?” diye soruyor yazdıklarımı okuyunca... muyum?
Bilmiyorum, yine. Hüzünlenirim elbette de, “bu kadar” da ne demek?
Bu kadar...deyince bana da fazla geliyor...korkuyorum bu kadar hüzünlenmiş miyim diye. Hayır demek istiyorum, tabii ki yazarken abartıyorum...muyum?

Tabii ki abartıyorum. Bir aklıma çarpıyorum bir kadere. Arabeskleşirim, gülme. Gerekirse o şarkıyı da söylerim. Varsa içimizde, niye engelleyelim? Boşver, konumuza dönelim. Nasılsa izlenimler kalıyor akılda, zamanlarmekanlarinsanlar değil. Şarkılar, bazan. Şarkıyı değiştir.

Sahi, içinde miyiz zamanın? Yan bakasım geliyor bazan ya da kesit olarak göresim. Üzerinden uçup geçesim. İyi de sessizlikten ne anladın sen? Gülme bak, anlayamadım, ona yanarım.  Sadece izlenimlerse, kalmış, aklında...demek ki zaten üzerinden uçup geçmişsin...

Ya da, hesaplarla oynamayı öğrenmişim.

Ama bu şarkı. Bu aralar takıldı aklıma. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder